18 Şubat 2011 Cuma

Oldboy ve diğerleri

 
Yoğun istek üzerine Oldboy’a ve sonrasındaki manita işlerime değineceğim.  Daha evvel ki yazılarımda Oldboy’dan fazlaca bahsedip siz sevgilim okur-yazarlarımın beynini yeterince zigmiştim. Bu nedenle yeni başlayanlar için Oldboy kimdir diye anlatmak kadim izleyicilerimi bayacağından, merak edenler eski postlarımı okusun diyorum

En son 9 günlük Kurban bayramı tatilinde Kaş’a gitme durumumu ve Oldboy’un o tarihlerde İstanbul’da olacağından haberiniz vardı dimi? Heh ordan alayım, neyse ben gittim hacı. Gittim ama biraz buruğum, aşk bu öyle kolay sökülüp atılmıyo. Gittiğimin ertesi günü bu beni aradı nerdesin napıyosun diye. Kaş’tayım ablamlardayım diyince bu ‘ben de Kaş’tayım’ dedi. ‘Ama gece yola çıkıyorum İstanbul için’ dedi. Bozuldum ama belli etmedim, iyi yolculuklar diledim nazikçe. O saatten sonra çalan her kapıya, telefona seğirttim ama nafile. İbnenin çocuğu gitmeden bi helallik almaya gelmedi.

Neyse olayın etkisinden hemencecik kurtulup benden bikaç gün sonra Kaş’a gelen arkadaşlarımla, kardeşim ve eşiyle güzel güzel eğlenmeye başladım. Kaş’ta yaşayan ablam ve müstakbel enişte benim bu bahtsız aşk denemelerime üzülecek olacaklar ki bana bir kıyak yapmaya karar vermişler. Müstakbel eniştenin 50 küsür yaşlarındaki bir arkadaşını Kaş’a davet etmişler. Adama da seni biriyle tanıştırcaz demişler.

Bu adam da amerikan vatandaşı Ahmet Ertegünün yiğeni, Atlantic Records’ta çalışan Diana Ross’dan kızceyiz diye bahseden bir şahıs. Yine para bok, kültür bok, yaşı da orantılı olarak çok bir emice. Neyse emice bikaç gün sonra geldi. Tipini görmelisiniz tipik bir coni. Uzun boylu, şekilsiz göbekli, dişlek ve gözlüklü idiyot kılıklı bişey. Türkçeyi ağzında tükürükle çiğneyip konuşan cinsten. Adamı gördüm o dakka soğudum, ‘yok dedim ben istemem bunu. Neyse emice, arkadaşlar ve aile şeklinde günler günleri kovaladı. Bu arada emiceyle tatlı tatlı sohbet eder kıvama geldik. Lakin benim hisler uzakta yaşayan bir emmiye, bir dayıya beslenen hürmet ve saygınlık kıvamında. Adam amerikan piyasasındaki tüm popçu ve rahçıları tanıyo düşünsenize. Bizim 17. kulaktan dinlediğimiz paparazik konuları direkt birinci ağızdan dinlemiş ve görmüş bir insanevladı. Arada bir ver baba elini öpiim derecesinde etkilendim.

Neysecime gecelerden bir gece ablamların barda eğlenirkene motor bir teyze ve yanında da 2 gavat içeri girdiler. Teyze dut gibi sarhoş ama nasıl, gavatlarda bizi kesiyolar. Arada bir de karıyı tutup yanlarına çekip bi biri öpüyo bi biri mıncırıyo. Dejenerelik hat safhada. Bizim yanık teyze coninin zengin görünümünden etkilenmiş olacak ki yengeç dansı yapa yapa iyice yanaştı. Benim emice de etkilenmiş olacak ki yanaşan teyzenin sırtını falan ellemeye başladı. Anam dedim noluyoruz. Teyze bildiğin yanıyo ey okur-yazar. 

Bi ara bunlar gözden kayboldular. Bizim ekip izlemede tabi, bi tanesi görmüş, hatun gayet cüretkar bizim coninin mabadını avuçlamış. Cukka sağlamdır sende demeye çalıştı belliki. Neyse bunlar geldiler ama ikisi de uçuyo resmen. Telefon numaraları alındı verildi, ve hatun gavatlarıyla mekandan çıktı gitti.

Bu arada ablam ve müstakbel enişte gayet mahcup olmuş bi şekilde oturdular yanımda. Hiç üzülmedim aksine sevindim. Dönüp bizimkilere “gördünüz işte sizin ayarlamaya çalıştığınız adam da fos çıktı, bi daha benim seçimlerime karışmayın lütfen’ dedim. Şansa bak lan, daha evvel de Oldboy hindu bi karıyla aynı barda gözümün önünde kırıştırdıydı. Şeffaf ilişkiler adamı mı sanıyolar beni hallam ya! 
                                                                      Emiceye bak Stephen King'i gör
 
O dakkadan sonra emicenin yüzüne bokuma bakar gibi baktım. Neyse sonrasında mutlu mesut gideceğimiz güne kadar takıldım. Son gündü  artık, otobüsümüz akşam olduğu için öğlene doğru son kez plaja gidelim dedik. Şu gariban iç anadolu bebeleri biraz daha deniz güneş görsün hesabı. Plaja bi gittim kalbim güp güp atmaya başladı. Benim Oldboy’un arabası ordaydı çünkü. Tabi sezon olmadığı için gayet boştu plaj ve benim Oldboy da rahat seçilebilecek bir uzaklıktaydı. Fekat o ne?yanında gavur amı gibi kararmış, sarışın daş bir abla. Benim tansyon düştü mü fırladı mı bilmiyorum ama yer ayağımın altından çekildi öyle diyim. Bunlar da tam kalkıyolarmış. Hatun gayet estetik ve dişi hareketlerle peştemalini katlıyodu, benim Oldboy da elinde birası gayet hayran hayran daş ablaya bakıyodu.

Artık nası baktıysam ensesinde bi bakış hissetmiş olacak ki aniden dönüp olduğum yöne baktı. Beni gördü kocaman gülümsedi. Yanıma geldi, gayet medeni ‘aaa meraba” dedi. ‘Meraba yaa’ dedim tribal tribal. ‘Ne zaman gidiyosun, niye hiç aramadın?’ falan dedi. ‘Yahu benim burda olduğumu bilen sensin madem erken döndün sen arasaydın ya’ dedim. ‘Tüh vah bu akşam gidiyosun demek’ falan diye yalandan içerledi. Daş abla da Oldboy’un yanına dikildi beni baştan ayağa şöyle bi süzdü. Ben de nasıl ameleyim bi görseniz. Lan nasolsa plaja gidiyorum diye ne süs ne püs hiçbişey yok, bilsem göreceğimi eyeliner falan çekerdim olmadı allık falan sürerdim.

Sonra bunlar gittiler, beni de Akçagerme plajına gömdüler. Ablamın arkadaşı şokta olduğumu görmesine rağmen, daş ablanın Oldboy’un eski sevgilisi olduğunu, bi ara beraber yaşadıklarını şimdi de demekki beraber olduklarını söyledi.

Böğüre böğüre ağlayasım geldi, plajdaki çakıl taşlarını herkesin kafasına atıp yarasım geldi, ortamdaki emiceyi de sarsasım geldi. ‘Bok muyum lan ben, tamam ben seni beğenmemiş olabilirim ama sen niye beğenmiyon lan beni ELEY bebesi’ diyesim geldi. Yapamadım tabi ki, yüzüm de Monalisa tebessümüyle ıslak ıslak gözlerle denizde taş sektirmece oynadım. Gariban sokak bebeleri gibiydim. Ne denize girmek istedi canım, ne de oturmak. Herkes acıyan gözlerle bana baktı lan. Neyse kalbimi, dalağımı, işkembemi Kaş’ta bırakıp Ankara’ya döndüm.

                                Oldboy hık demiş Fikret Kızılok'un burnundan düşmüş resmen, o derece benziyo valla!

Oldboy’u aradım bikaç gün sonra. ‘Eski sevgilinmiş o daş abla öyle mi?’ dedim. ‘Evet’ dedi. ‘Tebrikler tekrar berabersiniz demekki’ dedim. ‘Yok o gün plajda karşılaştık’ falan dedi lakin yemedim. Neye mücadele edicem ki mına koyum. Karı orda yaşıyomuş zaten, uzaktan uzaktan lise bebesi gibi ilişki mi yürütcek adam benle. Son konuşmamız oldu bu.

Aylar ayları kovaladı. Ve ocağın ilk aylarına gelindi. Bizim fotoğrafçı arkadaşın evinde şarap içiyoruz bi gün, bi arakadaşı geldi çat kapı. Eleman benden 2 yaş küçük, konuşkan sıcakkanlı bişey. Kişi başına içilen 2 şişe şaraptan sonra biz bu Genco’yla baya samimi olduk. En son biz kaldık, bu beni eve bırakacağını söyledi  beraber kalktık. Apartmandan çıkarken durdu, yüzümü okşadı ve beni öptü. Sonra da elimi tuttu. Ha siktir romantik film miydik lan biz? Hiç bu kadar kolay ve çabuk sevgili olmamıştım. Eve atmaca falan da yok yani hacı, evime bırakacaktı Genco efendi efendi.

Anam ben uçuyorum, içimden benim sevgilim var, 4 saat önce yoktu şimdi sevgilim var diyorum. Teller alındı verildi, gece boyu mesajlaşmalar . Ertesi gün akşam yemeği için davet geldi. Gittik bi güzel rakı balık yaptık. Sigara içmek için dışarı çıktığımızda tatlı tatlı flörtleştik . Alkol sınırları aşıldı başka bir mekana gitmek için kalktık. Hesabı Genco ödedi. Sonra canlı müzikli bi mekana geçtik. Benim sevdiğim bi grup çıkıyodu, bayaa içtik eğlendik. Hesap ödenecek, Genco dedi ki: ‘Sanitacım burayı da sen öde hadi’. Ha siktir lan noluyoruz dedim, ama çaktırmadım ödedim parası kalmadı zaar diye. Sonra da sövdüm bu ne lan bu yaşta öğrenci muhabbetimi çekicez diye. Sonra olaya takılmama kararı aldım, bu gene eve bıraktı beni. Sadece öpüşüyoruz bu arada, tesis yok naapsaydık ya!

Bikaç gün sonra kardeşimin ilk işini kutlamak için bi araya geldik, benim Genco da geldi. Bizimkilerle tanıştı, hiç yabancılık çekmedi hemencecik kaynaştı. Sigara içmek için dışarı çıktık bi ara, 3 tane hatun dikiliyodu. Genco elimden tutup kızların yanına doğru gitti. ‘Kızlar müthiş sirtaki yapıyosunuz, nerden öğrendiniz’ dedi. Siktir lan noluyoruz!  Dedim. Bu arada benim ensemi falan öpüyo, benden de kopmuyo ha. Kızlarla yunan kültürü, ve sonra yunanlara sövmece şeklinde gelişen bi muhabbetin içerisine girdi. Ben tek kelime etmeden şokla bunu izledim, bu arada bizim eşraf da dışarı çıkmıştı. Bi ara Genco coştu kızlardan birinin beline dokunup ‘Güzelim sen nerelisin?’ dedi. O an kan beynime sıçradı. Bizimkiler acıyarak bana baktılar sinirlenmem lazımdı evet, küçük düşürmüştü beni evet, haddini bildirmeliydim evet. Herkes içeri geçince bunun ağzına bi güzel sıçtım. Bu ‘ya ben naaptım? ' diyip duruyodu. Bu arada benim Genco da 6 sene amerikada kalmış, kasımda dönmüş yurda. ‘Ya işte ben uzun zamandır burda diildim, bazı şeyleri unutmuş olabilirim’ falan yaptı. ‘Lan mal bu evrensel bişiydir, yanında karı varken başka karılara iş atmazsın, bu Afrika’da da böyledir burda da öyle’ dedim. Yok öldüm allah anlamıyodu beni.

Sonra bu beni eve bırakcağını söyledi, hayır desem de ısrar etti, yolda mevzuya devam ettik. Bak Genco ben senle uğraşamam falan dedim, bu ‘bana öğret lütfen, ben senle çok iyi anlaşıyorum’ falan yaptı. Bizim romantik film bi anda acılı türk filmine döndü. Ben kapıyı çarpıp son cümleyi söylemenin mutluluğuyla eve gittim. O saatten sonra gelen çağrının mesajın haddi hesabı yoktu. Neyse ertesi gün ben bununla konuşmayı kabul ettim. ‘Hata ettim belliki aym so soriiy’ dedi. E tamam dedim devam dedim.
                                                   Genco'yu benzetecek birini bulamadım, ama ona benzeyen bişey buldum!

Elemanı sevdim mi? Asla! Sevgililik durumu hoşuma gitti sadece.   Bikaç gün sonra sinemaya davet etti bu beni, bilet alcaz gene ‘Sanita bana sinema ısmarlasana’ yaptı. ‘Lan yuh artık, hem davet et hem ödet bu nası iş hacı’ dedim dayanamayıp. ‘Yanıma para almamışım da’ dedi. ‘Almadıysan başta söyle, böyle sıradayken arsız arsız söylemek ne demek?’ dedim. Bunu da deftere yazdım, bu gene özürler falan.

En son bi arkadaşa gittik yemeğe, rakı balık muhabbeti yapıyoruz. Ev ağzına kadar bizim işyerindeki hatunlarla dolu. Benim Genco da geldi. Herkesin kafası güzelleşti, ben bi ara tuvalete gittim kapıyı kilitlememişim. Dan diye açtı girdi içeri. Göreceksiniz halimi, don-çorap sıyrılmış pozisyonu almışım. Bunun gözü şehvetten dönmüş bi şekilde fuhuşşş fuhuşşş der gibi bakıyodu. ‘Hössstt’ diye kalkıp çevik hareketlerle donu çorabı topladım. ‘Napıyosun sen?’ dedim. ‘Seni çok istiyorum, burda bi fantazi’ falan demeye kalmadan ite kaka dışarı attım ben bunu. Nasıl sinirliyim anlatamam. Yahu ben orda büyük abdestimi de yapıyo olabilirdim dimi dingil! Iyykk sıçıyorum ben sayın okur-yazarlar, bu yüzden iğrenmeyin benden lütfen!


Sonracıma ertesi gün ben bi aydınlandım. Lan normalde bu bebeyi sevmiş ve etkilenmiş olsam onu ben atardım tuvalete. Demek ki fazla irite olmuşum elemandan, sırf sevgililik durumu için de uzatmanın anlamı yoktu. Münasip bir dille olmadığını, onunla yapamadığımı söyledim. O da öyle bitti mi!

      Şu an hoşlandığım bikaç tip var. Azcık palazlansın durum onları da anlatırım. Tipik bir  kız bloğu olma yolunda azimle ilerliyorum!

15 yorum:

öküz dedi ki...

Ehee:) Güzeldi ama be...

imza: garı kılıklı Öküz :/

sanitabant dedi ki...

teşekkür ederim öküz:)

KURŞUN KALEM dedi ki...

Neee...Sanita,sen sçıyordun da ha? ıyyykk..bi daha da okumam kızım seni...ahahahahahah

sanitabant dedi ki...

evet kurşun kalem ya bunu kabullenip beni sevmeli yada ardına bakmadan beni şu an burda terk etmelisin:)))

KURŞUN KALEM dedi ki...

hahahah...bir düşünsene tuvalet ve osuruk üzerine bir dünya şey yazmış birisi olarak seni kabullenemeyip kaçabileceğimi? ahahahahah...

sanitabant dedi ki...

canımsın o vakit:))

Nida Ersin dedi ki...

Öyle sapttım ki ne yazacağımıda düşünemiyorum kız robot oldum valla! Hep bu zigtir bohtan ilişkiler senimi bulacak yani, dikkatsizmisin,tercih yanılgınmı var? pek kavrayamadım!ama değişik bir uslub,harbiden olanı biteni yazabilmek yürek ister dimi! insanlar sahte gülüşlerini saklarken!!
Bana manitalarını eleştiryom diye kızıyordun bu Genco fino'sunun ötekilerden farkımı varmışki:))
ha valla Kurşun'da iyi dokundurmuş teğet geçmiş yani hahaaa=)
Usturuklu öprm.

Nida Ersin dedi ki...

Santicim Öküz'ü görünce tırsladım,geçikme sebebimdir:))
Harbiden öprm.

sanitabant dedi ki...

al birini vur ötekine nidacım, genconun ne farkı olacaktı ki sanki diğerlerinden. Bu durumda benim fabrika ayarlarımda bi sorun var :)

Modafobik dedi ki...

Sıkıcı bir akşam derken oldboyla renklendi bir anda! :)

sanitabant dedi ki...

oldboy birine iyi geldi demek, bilse pek sevinirdi:) teşekkürler modafobik:)

Adsız dedi ki...

iyi geldi bu yazı :) ara verme bence yazmaya devam ;)

Ahmet

sanitabant dedi ki...

teşekkürler ahmet:)

Leah dedi ki...

Yaaa ben bu yazıyı çok geç gördüm lan.

istek yazıyı da ben yapmıştım halbüsüüüüüüüü.

utandım sanita.

affet pilis.

seni seviyom.

sanitabant dedi ki...

Leah şekeri ben de seni seviyom valla da billa da:)