4 Mayıs 2010 Salı

31'in cenabetliğinden kurtuldum!

Bi doğum günü yazısı yazasım var. 32 yıl önce bir bahar gecesi doğmaya karar vermişimle başlayan, doğduğumda öyle güzelmişim ki yan odalardaki lohusalar beni görmek için bildiğin emekli kuyruğu oluşturmuşlarla devam eden. Ama kıyamadım lan size.

Sonra dedim ki, insan yaptıklarıyla değil de yapamadıklarıyla yaşlanıyomuş madem, ben de bi liste yapayım.  3. maddeden sonra içim kalktı , küçük Ceylan’ın yaşayamadığı  çocukluğu gibi oldu resmen.

E o zaman yeni yaşla beraber bi takım kararlar alayım ve bu minvalde bişiyler yazayım dedim. Sonra hangi kararı ölümüne uyguladığımı düşündüm. Sonuç itibariyle kaygan akıl, kaçak gönül bi insandım. Ondan da vazgeçtim.

Hasılı ne geçmişi anlatmak ne de geleceği paylaşmak içime sindi. Benim işim bugünleydi neticede. 30’lu yaşların telaffuzunda bile zorlanan bu bünyeyi mutlu eden bi yazı buldum. Sadece benim için diil, 30'lu yaşlarındaki ve 30 mu? ay bana çok uzak diyenler için paylaşmak istedim bu yazıyı. Sıkıcı ve bayık diil gerçekten bi okuyun lan. O zaman beni daha çok seveceksiniz eminim!


Otuz iyidir; çünkü...

Çünkü, yirmiler bitmiştir. Ne yapacağnı bilememenin, rüzgarlara kapılıp kendini tanımadığın kıyılarda bulmanın, o kıyılardan tekrar kendine dönmeye çalışmanın yaşları yirmiler, nihayete ermiştir.
Başka başka adamların ve kadınların peşinden kendinden epey uzaklara gidip, sonra o tanımadığın yerlerden kendine dönmeye çalışmadın mı?
* * *
Çünkü, artık çocuk değilsin. Çocuk kalmak üzerine yapılan edebiyatları koy bir kenara, hepsi saçmadır aslında. Büyümek iyidir. Çocuklar insana yakışmayacak kadar acımasız olabilirler. Çocuklar insanlara hak etmedikleri merhametleri gösterebilirler. Çocuklukla ilgili bir tek "şaşırmak yeteneğini" alabilirsin yanına. Almalısın, becerebilirsen mutlaka!
Çocuk sanıp seni aslında hiç de çocukça olmayan cümlelerini gürültüye getirmediler mi? Şimdi sen de "büyüklerin" arasındasın, sözlerinle onların ağırlığındasn.
* * *
Çünkü gövdenin bir rahiyası var artık; yaşadıklarından dolayıır ağır birikmiş. Uçuşamayacak kadar ağırsın şimdi. Kendini kaldırıp oradan oraya koymak istediğinde bunu nasıl yapacağını öğrenmiş olduğun için hafif.
Çakılıp kaldığın zamanlarda nereye, nasıl gidileceğini, varılacağını bilmediğin için donup kalmadın mı kendinin karanlıklarında? Şimdi sen kedine alışıksın. Dibe vuran hallerine, sonra nasıl çıktığına alışıksın. Şimdi artık sen kendinin düşmüş ve kalkmış hallerine tanıksın.
* * *
Ömrün en güzel yerindesin. Gençliğin tatlılığıyla ihtiyarlamanın bilgeliği arasındaki en tepedeki noktada duruyorsun. İster yine uçuşur ister beğendiğin yerde durursun.
Şimdi sen büyük yolculuklara hiç korkmadan çıkabilirsin. Şimdi sen tam kendine göresin.
* * *
Artık başkalarının senin hakkında düşündükleri de önemli değil. Sen artık bir kayalıksın, hayat eteklerine dalga dalga vuruyor. Sözler, kötülükler, su kabarcıkları gibi sönüveriyor. Sen yine orada duruyorsun. Rüzgar uğulduyor tepelerinde; sanki gülüyorsun.
Tin tin tini mini hanım gibisin. Peşinde bir rüzgarla yürüyorsun sanki. Sen yürüdükçe rüzgar estiriyorsun. Böyle hissetmek iyi geliyor ya da. Ama kendini sevme işini abartmayacak kadar da kendini biliyorsun. Efendisin, iyisin. Canın fena sıkılsa da ara sıra artık kendini tedavi etmeyi biliyorsun.
* * *
Otuz iyidir. Çünkü sen otuzsun. Bu kadar. Kendinin tadına bakıyorsun. Dünyaya gelmiş ve yürümekte olan birisin. Bir gün gideceksin. Sen bu halin tadına bakıyorsun, bu gövdenin içinde olmayı, böyle bir beyin ve böyle bir kalp taşıyor olmayı elinden geldiğince deniyorsun. Şimdi sen artık abartmıyorsun. Abartmadığın için zaman daha az sürtünüyor sana. Sen artık daha ziyade tıngır mıngır cümleleri seviyorsun. Tıngr mıngır... Tıngır mıngır... Ellerini başının arkasına koyup, ayaklarını şöylemesine uzatıp dünyanın hallerine bakıyorsun. Dünya da senin hallerine... Otuz iyidir. Çünkü sen şimdi otuzsun!

Ece TEMELKURAN

7 yorum:

Joey Potter dedi ki...

Sanita 78'li misin? Öyle çabuk çabuk atlama rakamları be. Bir kaç ay önce bloguna gelmememin sebebi 31 yaşla ilgili yazındı biliyor musun? Çok orjinaldi :) Ben eskiden 30 yaşın bir kadının olabileceği en güzel yaş olduğunu düşünürdüm artık düşünmüyorum :D Yaşamadan, yaşlanmak kötü be. :( Ben -2 biri olarak :D (gör teleffuz bile edemiyorum rakamı :p)henüz bir faydasını görmedim. Halbuki lanetli yirmileri geride bıraktım artık şans yüzüme gülecek derken bir bok olmadı :D :D :D Allahtan genç gösteriyorum ha ha ha ha..

Özetleee Mutlu Yıllar yeni yaşın bir öncekinden daha güzel olur umarım. :)

sanitabant dedi ki...

evet bloğun başlangıç yazısı 31di. Ama doğumgünü yazısı diildi o şekerim:) rakamları atlarmıyım hiç, elimden gelse durdururum zamanı:)
valla joey her canlı 30u bi kere tadacak, belki tadı damağında kalcak belli mi olur yavrım:)
özetle, çok teşekkür ederim:)

Sıradan bir sazan dedi ki...

E ama sen süper yazıyormuşsun, takipteyim artık ve "Başka başka adamların ve kadınların peşinden kendinden epey uzaklara gidip, sonra o tanımadığın yerlerden kendine dönmeye çalışmadın mı?" cümlesine bayıldım. Otuz olmaya son 2,5 ayım kaldı, korkuyorummmm...

her canlı 30u bi kere tadacak'ı çalacağım doğumgünü yazımda, şimdiden bilgine...

Nice mutlu yılların olsun, sağlıkla...

sanitabant dedi ki...

çok teşekkür ederim ama yazıda da dediğim gibi, 30 iyidir çünkü yazısı bana ait değil. Ece temelkuran diye en altta da belirtmiştim:) Benim için bi mahsuru yok sazancım, eceninde bozulcağını düşünmüyorum ismini belirttiğin sürece:)

TuTsİ dedi ki...

okudum önce Ece'nin yazısını görünce
ardından yorumlara baktım
gülerken inledim resmen alınmasın kimse güldüm işte.

2,5 yaşımı hatırlarım apandist ameliyatı olduğum zamanlardı net hatırlarım da babam oha o zaman İkibuçuk'tun sen demişti.
Her yaş bir kere yaşanır, ben 2,5 tan başladım hatırlamaya gözlerimi kapayana dek her seneyi hatırlayacağım demekki, Film şeridi çok renkli geçecek diye avutayım kendimi.

sanitabant dedi ki...

neden güldün tutsi merak ettim?:)cücük bunlar yav gülüşü müydü bu yoksa?:)

TuTsİ dedi ki...

yok asla cücük küçük görmedim kimseyi elbet.

son yazan arkadaşın nick
sıradan bir sazan
ve sadece yanlış anlamış yazının senin yazdığını
olabilir herkes karıştırabilir benimki sadece anlık tepkiydi.

Yazıdaki şu kelimeleri pek beğendim.

Ömrün en güzel yerindesin. Gençliğin tatlılığıyla ihtiyarlamanın bilgeliği arasındaki en tepedeki noktada duruyorsun. İster yine uçuşur ister beğendiğin yerde durursun.

ama nekadar ihtiyarlasakta aslında çocuktan farkımız yoktur bizim.